Posts Tagged ‘Ludwig Wittgenstein’

WITTGENSTEIN –İKİNCİ DÖNEM

Wittgenstein-Dil Oyunları

Ömer Naci Soykan

Wittgenstein‘ın sonraki dönem düşüncesinde, öncekine göre en temel değişme, onun dil kavrayışında ve bu çerçevede anlam anlayışında olur. TLP (Tractacus Logico-Philosophicus) (Wittgenstein’ın Birinci dönem felsefesini içeren yapıtı)’ye göre dil, olguların ve bütün olarak da gerçekliğin resmidir. ” anlam” bu resmin kendisi, “gösterim” adın gösterdiği şeydir. Dil, olguların mantıksal biçimini yansıtır. Buna göre, demek ki olgular, mantıksal biçime sahiptirler. Bu düşünceler, Wittgenstein’ın ikinci döneminde tamamen terkettiği düşünceler arasında başlıca olanlardır.

İkinci dönemi başlatan ve aynı zamanda çağımız felsefesinde yeni bir sayfa açan Felsefe Araştırmalarında ve diğer yazılarda, sözü edilen değişikliği ve tüm boyutlarıyla bu yeni dönem düşüncesini, belli başlı kavramlar yoluyla, çalışmamızın bu ikinci bölümünde, alt bölümlere ayrılmış olarak sistematik tarzda göstermeye çalışacağız. Okumaya devam et

Reklamlar

WİTTGENSTEİN BİRİNCİ DÖNEMİ

Wittgenstein 20. yüzyılda felsefeyi kendisinden bir sonraki adıma taşıyan filozoftur. Çalkantılı bir yaşamı olan ve babasından edinmiş olduğu bütün varlığını geride bırakıp mütevazı bir yaşam süren filozof, mühendislik eğitimi alırken Russell ve analitik geometriden etkilenmiş ve bunun sonucunda felsefi bir sistem oluşturmaya başlamıştır. Felsefeyi farklı bir boyuta taşıyan filozof özellikle Russell’dan etkilenmesinin sonucu olarak analitik felsefe ve matematiğin dilini okumaya ve anlamlandırmaya çalışmıştır. Filozofun çalışmaları gerçekten bir çığır olma özelliği taşımış ve sonraki döneme ışık tutmuştur. Wittgenstein’in çifte devrim olarak nitelenen felsefesini birbirinden keskince ayırabileceğimiz iki dönem olarak ele almak mümkün gözüküyor: ilk dönemde yapmış olduğu mantıksal çözümlemeler ve bununla ilintili olarak ortaya koymuş olduğu eseri tractatus logico –philosophicus (mantısal felsefi risale) dönemi, ikinci olarak dil çözümsel felsefesini ortaya koyduğu ve philosophische untersuchungen(felsefi araştırmalar) dönemi. Okumaya devam et

Ludwig Wittgenstein

Wittgenstein birinci dönemin temel eseri olan Tractatus ’ta, dilin fonksiyonunu nasıl gerçekleştirdiğini ve dilin sınırlarını ortaya koyacak bir teori geliştirmeyi amaçlamıştır. Dil düşünceyi ifade ettiği için, onun üstlendiği bu görev, aynı zamanda düşüncenin sınırlarına dair bir araştırma olarak anlaşılmak durumundadır; başka bir deyişle, onun projesi, Kant’ın kalkıştığı işin, yani Kritik der Reinen Vernunft’un dille ilgili olan versiyonuna tekabül eder.

Tractatus’un iki temel tezi ya da öğretisi vardır: Bunlardan pozitif olan ve dilin dünyayı resmederek, onu temsil ettiğini öne süren birincisine göre, olgusal dilin önermeleri dış dünyayı, olguları resmeder, mantığın önermeleri ise totolojilerdir. Buna mukabil, eserin olumsuz olan tezi ya da öğretisi, ahlaki, dini, ve hatta felsefi söylemin dilin sınırlarını aştığını ifade eder. Wittgenstein’ın, her tümcenin mümkün bir durumun, varolan bir olgunun resmi olduğunu öne süren söz konusu dil ve anlam görüşüne göre, tümce ya da önermeler, son çözümlemede basit nesne ya da şeylere gönderimde bulunmak durumunda olan isimlerin bir birleşimidir. Okumaya devam et