GURVİTCH SOSYOLOJİSİ


hukuk, san’at, ahlâk, terbiye gibi objektif eserler psişik hayatın türlü şiddette . izlerini taşımakla beraber ne ferdi, ne de kollektif psişizme bağlanabilir.

Bu bakımdan psikolojiyle sosyoloji arasındaki münasebet birbirlerini kıs­men kavrayan iki daire ile gösterilebilir.

c) Ferdi ve sosyal için aynı derecede karakteristik olan çeşitli katları he­saba katmayan bir tuzaktan sıyrılmak için sadece psikolojiyle sosyolojiyi de­ğil de, hem ferdî psikolojiyi, hem zihinlerarası psikolojiyi, hem de kollektif psikolojiyi birbirleriyle karşılaştırmak gerekir. Bu karşılaştırma bunların karşılıklı bağlılıklannı açıkça ispat eder. Gerçekten "Ben", "Başkası" ve "Biz" ay­nı zihni oluşum (processus) un birbirlerinden ayrılamaz üç ayrı yönüdür; bu üç kutup arasındaki gerginlik veya bağlılık "şuur" denen şeyi teşkil eder. Bu­nu derinleştirdikçe de önce ele aldığımız daha sonra da üzerinde duracağımız ferdi ile sosyal arasındaki perspektiflerin karşılıklılığı meselesi ortaya çıka­caktır.

d) Biraz önce belirttiğimiz gibi "Ben", "Sen", "O" arasındaki münase­bet ancak bunlar arasındaki müşterek sembolleri temsil eden bir "Biz" le mümkün olacağına göre ferdî psikolojiyle kollektif psikoloji arasında bir "alternative" kurmak mümkün değildir. İleride bu konuya tekrar döneceğiz. Ama şimdiden işaret edelim ki "Biz" temeline dayanan işaret ve semboller hem kollektif psikolojide, hem zihinlerarası psikolojide, hem de ferdi psikolojide görülmektedir. Sırf ferdî semboller de vardır ama bunlar hem pek nadir hem de pek fakirdir. Bütün diğer semboller aynı zamanda hem kollektif hem zi­hinlerarası hem de ferdidir.

e) Yorumlayıcı analizi, "behavioriste" görüşü ve psikanalizi birbirlerin­den ayırırsanız bilimsel bir psikoloji kuramazsınız. Buna karşılık bu üç metod terkib edilir de aynı zamanda hem kollektif, hem zihinlerarası, hem ferdî olan "topyekûn psişik olaylar" a tatbik edilirse müspet sonuç almak mümkündür. Çünkü bu şekilde içebakışın bütün kusurları önlenmiş olur. Meselâ hiç tanımadıkları vahşi bir kabilenin davranışlarını inceleyen bir kâşif zümresinin du­rumunu ele alalım. Bu davranışların bir din, büyü veya hukuk ayini mi, askerî birtakım talimler mi, alış veriş hareketleri mi, nezaket ve hoşgeldin dav­ranışları mı olduklarını kavramak için bu davranışların dayandıkları ferdî ve kollektif âmilleri inançtan zihniyetleri kavramak lâzımdır.

Reklamlar

Sayfalar: 1 2 3 4 5

2 responses to this post.

  1. Türk toplumu için ‘tehlike’ görünen felsefe’nin , düşünceye karşı durmanın bütün sonuçlarıyla boğuşma demek olduğunu, içinde yaşanılyan keşmekeş halinin bilinçlerde yarattığı körlük durumuyla anlayamıyorsak hala, ‘değer hükümleriymle, ‘gerçek hükümler’ arasında git-gelli karanlıklardan ararız geleceğimizi!Örneğin bir ‘Gençliğe Hitabe’ bu san’atın! en tepe noktası olarak, bütün idealist ve ilahi hayatı kapsar bir teslim alınış manifestosu olarak,sonunda ‘işaret dili’ ile ‘anlatılan bir ninni aktarımı derekesine düşen ‘yazgımız’ sayılması gibi!!

    Cevapla

  2. Posted by nuh akçakaya on 10 Nisan, 2015 at 05:37

    Elinize sağlık, kaliteli bir metin.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: