Bilgi Sosyolojisinde bir Problem Olarak Kimlik


Notlar
1. Amerikan sosyologları arasındaki Mead’cı sosyal psikolojinin ‘yayılması’ hakkında şu eserlere bakınız: Anselm Strauss (ed.), George Herbert Mead on Social Psychology, University of Chicago Press, !964, pp. vii ff. Bu Mead’cı ‘kurulmuşluğun’ psikoanalitik kaynaklı bakış açısından bir kritiği için: Dennis Wrong, ‘The oversocialized conception of man in modern sociology’, Psychoanalitic Review, vol. 39 (1962), pp. 53 ff.
2. Amerikan sosyologları arasında, bilgi sosyolojisi daha ziyade dar bir şekilde Karl Mannheim’ın Alman Geisteswissenschaft ‘ın konularından İngiliz dilli sosyal bilime çevrilen başlıca kavramları ile birlikte hatırlanır. Max Scheller’in Wissenssoziologie (terim kendisi tarafından ihdas edilmiştir) hakkındaki yazıları henüz tercüme edilmemiştir. Amerikan sosyologları, esasında, Alfred Schutz’un çalışmalarındaki bilgi sosyolojisi gelişiminden uzak kalmışlardır, keza pozitivist (genellikle Almanya’daki sosyologların yazıları) ve Marksist (genellikle Fransa’daki) akımın katkılarından da. Amerika’daki Mannheim kökenli bilgi sosyolojisi kabulleri için: Robert Merton, Social Theory and Social Structure, New York: Collier -Macmillan, 1957, pp. 439 ff., and Talcott Parsons, ‘An approach to the sociology of knowledge’, Transactions of the Fourth World Congress of Sociology, Louvain: International Sociological Association, 1959. Mannheim’dan ziyade Scheller’in çizgisindeki alt disiplin konuları için (ki buradaki yazar kendisinin her ikisiyle de tamamıyla beraber olmadığı görüşündedir), cf. Werner Stark, The Socıology of Knowledge, London: Routledge & Kegan Paul, 1958.
3. Cf. Merton, op. cit., pp. 225 ff.; Muzaffer Sherif and Carolyn Sherif, An Outline of Social Psychology, New York: Harper, 1956; Tamotsu Shibutani, ‘Reference groups and social control’ in Arnold Rose (ed.), Human Behaviour and Social Processes, London: Routledge & Kegan Paul, 1962, pp.128 ff.
4. Bilgi sosyolojisi sahası hakkındaki bu anlayış, Mannheim kaynaklı yaklaşımdan çok daha geniş olarak, Alfred Schutz’un çalışmaları tarafından oldukça şiddetli etkilenmiştir. Alfred Schutz, Der sinnhafte Aufbau der sozialen Welt, Vienna: Springer, 1960; The Problem of Social Reality, The Hague: Nijhoff, 1962; Studies in Social Theory, The Hague: Nijhoff, 1964.
5. Benlik ve toplum arasındaki bu diyalektik Marksist terimlerle de formüle edilebilir. Bkz. mesela, Joseph Gabel, La fausse conscience, Paris: Editions de Minuit, 1962; ve Jean-Paul Sartre, Search for a Method (trans. H. E. Barnes), New York: Knopf , 1963. Bazı Marksist kategorileri Marksist olmayan bir bilgi sosyolojisinde birleştirme teşebbüsü için bkz. Peter Berger and Stanley Pullberg, ‘Reification and the sociological critique of consciousness’, History and Theory, vol. 4 (1965).
6. Tavırların sosyal yapılanması hakkında, bkz. Arnold Gehlen, Urmensch und Spätkultur, Bonn: Athenaeum, 1956, burada Gehlen, biyolojik temelli bir sosyal kurumlar teorisi amaçlamaktadır. Bugüne kadar Amerikan sosyologları tarafından bilinmeyen hakikaten anlamlı bu teori hakkında ayrıca bkz. Arnold Gehlen, Anthropologische Forschung, Hamburg: Rowoholt, 1961, ve Studien zur Anthropologie und Soziologie, Neuwied/Rhein: Luchterland, 1963.
7. Thomas’ın sosyal tarifin ‘gerçek sonuç’u hakkındaki iyi bilinen hükmü kastedilmişti, ve genellikle de kastedildiği gibi da anlaşılmaktadır, realite bir kere tanımlandıktan sonra insanlar bu tarif sanki hakikatmiş gibi hareket edeceklerdir. Bu önemli unsur sosyal tarifin güçlü gerçeklik (realizing, yani realite – üretme) anlayışına katılmalıdır. Thomas’ın sosyal psikolojiden alınan bu ‘temel teoremi’ Merton tarafından geliştirildi, op. cit., pp. 421 ff. Bilgi sosyolojisi, bu makalenin gösterdiği gibi, ‘realitenin’ sosyal yapılanmasının bu özelliğini daha da genişletebilecektir.
8. bkz. Schutz, The Problem of Social Reality, pp. 207 ff.
9. Cf. ibid., pp. 3 ff.
10. Cf. ibid., pp. 287 ff. Also, cf. Ernst Cassirer, An Essay on Man, New Haven: Yale University Press, 1962, pp. 109 ff. Amerikan sosyologlarınca ihmal edilen lisan ve ‘realite’ problemi Amerikan kültürel antropolojisinde genişçe tartışılmıştır; Edward Sapir’in ve ona zıt olan ‘Whorf hipotezi’ nin etkilerine bakınız. Bu, Durkheim’cı ekolden beri Fransa’da sosyologlar ve kültürel antropologlar için esas problem olagelmiştir. Cf. Claude Lévi-Strauss, The Savage Mind, London: Weidenfeld & Nicholson, 1966.
11. ‘Realitenin’, ‘iletişim araçları’ anlamındaki kullanımı hakkında, cf. Peter Berger and Hansfried Kellner, ‘Marriage and the construction of reality’, first published in Diogenes, vol. 46 (1964), pp. 1-25.
12. Durkheim?cı ‘kolektif bilinç’ teorisinin, anemi teorisinin pozitif tarafı olduğu söylenebilir. Elbette bunun yeri Durkheim’ın Dini Hayatın temel formlarıdır. Bunun önemli gelişmeleri için (bilgi sosyolojisiyle ilgili olarak), cf. Marcel Granet, La Pensée chinoise, Paris: Albin Michel, 1950; Maurice Halbwachs, Les Cadres sociaux de la mémoire, Paris: Presses Universitaires de France, 1952; Marcel Mauss, Sociologie et anthropologie, Paris: Presses Universitaires de France, 1960.
13. Çocuğun lisan öğreniminin ‘objektivitesi’ hakkında tam bir bilgi Jean Piaget’in çalışmasında bulunabilir.
14. Bilincin teorik seviyeleri noktasında bilgi sosyolojisinin yoğunlaşması daha önce zikredilen Stark’ın (An Essay in Aid of a Deeper Understanding of the History of Ideas) alt başlıklarında gayet güzel açıklanmaktadır. Bu yazar Schutz’un çalışmalarını bu alt disiplinin geniş konularına varmak için elzem olduğunu düşünmektedir. Marksist yargılara dayalı geniş bir yaklaşım için, cf. Henri Lefebvre, Critique de la vie quotidienne, Paris: L’Arche, 1958-61. Toplumda ön-teorik bilincin kritiği için Pareto kullanımının ihtimalinin tartışması için, cf. Brigitte Berger, ‘Vilfredo Pareto’s Sociology as a Contribution to the Sociology of Knowledge’, (unpublished doctoral dissertation, Graduate Faculty, New School for Social Research, New York, 1964).
15. Bu problem Marx tarafından onun iyi bilinen üst ve alt yapı kavramlarında tartışılmıştır. Bu yazar, Mars?ın ilk yazılarında (1844 Ekonomik ve Felsefi Manifestosunda olduğu gibi), ikisi arasındaki ilişkinin açıkça diyalektik olduğu görüşündedir. Daha sonraki dönemlerin Marxizm’inde alt ve üst yapının, ikincisinin, ilkinin sadece bir yansıması olduğu, mekanistik anlayışında diyalektik kaybolur. Komünist ideolojideki Marxizm’in bu ‘somutlaştırılması’ hakkında (muhtemelen düşünce tarihindeki en büyük çelişkilerden biri), cf., örnek olarak, Joseph Gabel, Formen der Entfremdung, Frankfurt: Fischer, 1964, pp. 53 ff. Marxist gelenek içinde bu problemle meşgul olan orijinal diyalektiği yeniden yakalamayı deneyen muhtemelen en önemli çalışma Georg Lukacs’ın Geschichte und Klassenbewusstsein (1923) dir, bu kitabın mükemmel bir Fransızca tercümesi – Histoire et conscience de classe, Paris: Editions de Minuit, 1960.
16. Burada vurgulanan sosyalleşmenin diyalektik bağı üç ‘anın’ terimleriyle analiz edilebilir – dışsallaştırmak, objektifleştirmek ve içselleştirmek. Bu ‘an’lardan herhangi biri sosyal teoriden dışlanırsa diyalektik kaybolmaktadır. Cf., Berger and Pullberg, op. cit.
17. Böylesi bir ‘sosyo-vücut (socio-somatics)’ ilginç etkileri için, cf. Georg Simmel’s discussion of the ‘sociology of senses’, in his Sociology, New York: Collier-Macmillan, 1964, pp. 483 ff. Ayrıca, cf. Mauss’un essay on the ‘techniques of the body’, in his op. cit., pp365 ff.
18. Burada ‘sosyolojistik’ realite görüşünün sadece sosyal yapı olduğu amaçlanmamıştır. Bununla birlikte bilgi sosyolojisi içinde nihai epistemolojik sorunları parantez içine almak mümkündür.
19. Bilgi sosyolojisindeki tespit edilmiş tipolojilerin etkileri hakkında, cf. Eliot Freidson, The Sociology of Medicine, Oxford: Blackwell, 1963, pp. 124 ff.
20. Psikiyatrinin kendisinden gelen çağdaş ‘zihni hastalıklar’ kavramı hakkında, cf. Thomas Szasz, The Myth of Mental Illness, New York, Hosber-Harper,1961.
21. Cf. Peter L. Bergerand Thomas Luckmann, The Social Construction of Reality, London: Allen Lane, Penguin Press, 1967.
KAYNAK:
Peter L. Berger, "Identity as a Problem in the Sociology of Knowledge", Towards the Sociology of Knowledge: Origin and Development of a Sociological Thought Style, (ed. by) G. W. Remmling, Routledge & Kegan, London, 1973, s.273-285.
* İnsan varlığı refleksiftir (tepkici veya yansıtmacı). İnsan benliği bir çeşit içsel diyalogu yönetir. Başka deyişle kelimelerle ve şekillerle kendimizle söyleşiriz. Mead, I ve me’yi birbirinden ayırmıştır. Bunlar aslında birer yapı olmaktan ziyade birer süreçtirler(processes), ve her ikisi de onun analiz ettiği benliğin (self) bir parçasıdırlar. (I), kendiliğinden, yaratıcı, akdeden benliktir. (me) ise devamlı seyirciler olan diğer benlikler gurubudur (multitude). Mead buna (inner forum) diyor. (me) diğerlerin bize verdiği cevapların bir yankısıdır. (Çevirenin notu).

Reklamlar

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: