NİYAZİ BERKES VE ÇAĞLAŞMA SORUNUNA ELEŞTİREL BAKIŞ


Berkes, çağdaşlaşma yolunda ulusal bağımsızlık mücadelesine Osmanlı’nın- yenilik ça­balarından daha farklı bir yorumlama getirmektedir. O’na göre, Türkiye’de gerçek anlamda "geleneklerden kopmaya bilinçli olarak girişmenin" yaşandığı devrimsel bir sürece ge­çilmiştir13. Batılılaşma, Batı gibi olma öz­lemlerinin yerine önce ulus olma, ulus kimliğini kazanma düşüncesi belirmiştir. Berkes, bu dö­nemde ilk defa "çağdaşlaşma ile uluslaşma" ara­sında şimdiye kadar sağlanamayan bağlantının ku­rulmaya başlandığını söylemektedir. Önceleri Batı’nın yayılma politikasına halktan gelen bir tepkiyle başlayan mücadelenin daha sonra bir ulus olarak kendini Batı’ya tanıtacak olaylar dizisine doğru yöneldiğini vurgulamaktadır. Ama aynı za­manda önderliğini Mustafa Kemal’in yaptığını belirttiği bu ulusal mücadelenin sadece ulus olma isteği yoktu.

Berkes’e göre, bu mücadele ile Batılılaşma mı, uluslaşma mı sorusuna cevap getirilmişti. Türk toplumu için iki anlayış bir arada ve birbirini ta­mamlar bir nitelik kazanmaya başlamıştır: "mil­liyetçilik" anlayışı, "Batıcılık" anlayışı. Türk top­lumu, modern bir ulus olma yolunda Batı uygarlığının toplum için gerekli olan yanlarını, Ba­tının taklitçiliği şeklinde değil de, uyarlama olarak almalıydı. Çünkü Osmanlı’nın geleneksel bo­yunduruğundan çıkılıp yeni bir ulusal devlet olma aşamasına geçiliyordu. Bu noktada Berkes, Batı’dan gerekli görülen yanların alınmasının, ulu­sal bağımsızlık amacının yanında ikinci bir amaç olarak görüldüğünü ve bu ikisi arasındaki bağ­lantıyı "ulusal bağımsızlık olmadan Batılılaşma olamaz; toplum ölçüsünde değişme olmadan ulus­laşma gerçekleşemez" çıkarımıyla açıklamaktadır14. Bu iki anlayışı birbirine bağlayan kavramın da "toplumsal devrim" olduğunu ve Osmanlı’nın hiçbir döneminde ulaşamadığı bir düşünüş olduğunu belirtmektedir.

Berkes, ulusal mücadelenin kendini, Osmanlı’da yapılmaya çalışılan yenilik haraketlerinden farklı olarak göstermesine, Cumhuriyet’in kurulmasından sonra yapılar "Cumhuriyet devrimleri" ile daha da yoğunlaştırdığını belirtmiştir. Bu devrimler gelenekselliğin dışına çıkılarak, Batı’nın topluma uyabilecek yönlerini alarak gerçekleşmiştir. Böylece ekonomi, siyaset, hukuk gibi alanlarda mü­cadelenin iki amacı birlikte gerçekleştirilmiştir. Hukuk alanında İsviçre Medeni Hukuku’nun örnek alınması ile hukukun yeniden düzenlenmesi gi­rişimi, Türk toplum yapısının niteliği ile Batı’nın bileşimine bir gösterge sayılabilmektedir. Berkes. "din devleti" görüşüne karşı "ulus devleti" görüşünün, bu reformların gerçekleştirilmesinde etkili olduğunu belirtmiştir.

Reklamlar

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: