‘Felsefe’ Kategorisi için Arşiv

WİTTGENSTEİN BİRİNCİ DÖNEMİ

Wittgenstein 20. yüzyılda felsefeyi kendisinden bir sonraki adıma taşıyan filozoftur. Çalkantılı bir yaşamı olan ve babasından edinmiş olduğu bütün varlığını geride bırakıp mütevazı bir yaşam süren filozof, mühendislik eğitimi alırken Russell ve analitik geometriden etkilenmiş ve bunun sonucunda felsefi bir sistem oluşturmaya başlamıştır. Felsefeyi farklı bir boyuta taşıyan filozof özellikle Russell’dan etkilenmesinin sonucu olarak analitik [...]

Okumaya devam et »

Ludwig Wittgenstein

Wittgenstein birinci dönemin temel eseri olan Tractatus ’ta, dilin fonksiyonunu nasıl gerçekleştirdiğini ve dilin sınırlarını ortaya koyacak bir teori geliştirmeyi amaçlamıştır. Dil düşünceyi ifade ettiği için, onun üstlendiği bu görev, aynı zamanda düşüncenin sınırlarına dair bir araştırma olarak anlaşılmak durumundadır; başka bir deyişle, onun projesi, Kant’ın kalkıştığı işin, yani Kritik der Reinen Vernunft’un dille ilgili [...]

Okumaya devam et »

Varoluşçu felsefenin öncüsü Sören Kierkegaard

Sören Kierkegaard 1813-1855 yılları arasında yaşamış olup, varoluşçu felsefenin öncüsü olarak tanınan Danimarkalı filozof. Temel eserleri: Enten -Eller [Ya/Ya Da), Forfrens DagBog (Baştan Çıkarıcının Güncesi], Frygt og Baeven [Korku ve Titre­me], Sygdommen Til Döden [Umutsuzluk Üzerine İnceleme]. Sören Kierkegaard 1813-1855 yılları arasında yaşamış olup, varoluşçu felsefenin öncüsü olarak tanınan Danimarkalı filozof. Temel eserleri: Enten -Eller [...]

Okumaya devam et »

Huzursuzluğun Felsefecisi Soren Kierkegaard

Birçok düşünür onun gerçek bir felsefeci olduğundan kuşku duysa da Kierkegaard korku, ironi, inanç ve özgürlük üzerine yazdığı yazılarla düşünce dünyasına önemli katkılarda bulunmuştur. Gençlik döneminin amacı kendini bulmaktı. Tek başına aramanın zorluklarından olacak, arayışını yazılarını imzalayan öteki-benlerinden oluşan bir ekiple sürdürmüştü. Søren Kierkegaard hayatı boyunca hiç ayrılmadığı Kopenhag’da 1813 yılında doğdu. Babası Michael Pedersen [...]

Okumaya devam et »

Çağdaş Felsefe

On dokuzuncu yüzyılın sonla­rından başlayıp günümüze dek uzanan felsefe. Felsefe hiçbir zaman boşlukta gelişme­yip, kültürün bir parçası olarak, daima çağın siyasi ve toplumsal koşullarıyla ilişki içinde ortaya çıktığına göre, çağdaş felsefe­nin de, yirminci yüzyılın koşullarından etki­lenen, yirminci yüzyıla özgü bir bakış açısı vardır. Çağdaş felsefe içinde yer alan tüm filozoflar, aralarındaki farklılıklara karşın, işte bu [...]

Okumaya devam et »

Prof. Dr. İsmail Tunalı kimdir?

1923 yılında Silistire’de doğdu. 1948 yılında İstanbul Üniversite’sinde Felsefe Bölümünü bitirdi. 1952 yılında Avusturya Viyana Üniversitesinde doktorasına başladı. 1953 yılında Asistan olarak göreve başladı. 1961’de Doçent, 1966’da Profesör oldu. 1984 yılında Sistematik Felsefe ve Mantık Anabilimdalı Başkanlığı ve Felsefe Bölümü Başkanlığı görevlerinde bulundu. 1989’da emekli oldu. Almanca, Latince bilir.

Okumaya devam et »

Ömer Naci Soykan Kimdir?

1945 yılında Rize’de doğdu. İstanbul ve Hamburg Üniversitelerinde felsefe, sosyoloji, klasik diller ve edebiyatları okudu. Fenomenoloji, bilgibilim, dil-, kültür-, tarih felsefesi, estetik ve etik alanlarında, Türkçe ve Almanca yazılı-sözlü yayın etkinliklerini yurt içinde ve dışında sürdürmektedir. Mimar Sinan Üniversitesi’nde felsefe profesörüdür.

Okumaya devam et »

BRECHT’İ ANLAMAK

Üretici Olarak Yazar 27 Nasan 1S34′de Faşizm Üzerine Araştırmalar Enstitüsü’nde Yapılmış Olan Konuşma “Görev, entellektüellerin ruhsal girişimleriyle, üretici olarak ko­numlarının özdeşliğinin farkına varmalarını sağlayarak, onları işçi sınıfına kazandırmaktır.” Ramon Fernandez Platon’un Devlet modelinde yazarları nasıl ele aldığını hatırlarsınız. Toplumun çıkarları için, yazarlara toplum içinde yaşama hakkı tanımaz… Platon edebiyatın gücünü pekala biliyor, fakat,.yine de onu [...]

Okumaya devam et »

Kültür Endüstrisi: Kitlelerin Aldatılışı Olarak Aydınlanma

sanathayat DİZİ EDİTÖRÜ Ali Artun Bütün hakiki sanat ve felsefe eserleri, toplumun yaşadığı hayattan kendilerini ayırt etmekle birlikte, her zaman onunla ilişki içinde olmuşlardır. Bu kadar körcesine ve acımasızca kendi kendini tekrar eden hayatın günahlarını reddetmeleri, bağımsızlık ve özerkliklerinde ısrar etmeleri, bilinçsiz de olsa, bir özgürlük vaadini ima eder. Theodor W. Adorno THEODOR W. ADORNO [...]

Okumaya devam et »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.