Sosyolojinin Toplum Bilimleri İçerisindeki Yeri


Diğer sosyal bilimler gibi sosyolojide diğer doğa bilimlerine kıyasla daha az gelişmiş, bir disiplindir. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi bilimsel yöntemin Sosyolojide uygulanışının tarihinin yeni oluşudur. İkincisi ise sosyolojinin konusu olan insan davranışlarına ilişkin konularda çalışmanın ortaya çıkardığı güçlüklerdir. Gerçekten de doğa bilimlerinde moleküller ve maddelerde araştırma yapmak son derece doğal ve kolayken insan üzerinde araştırma yapmak kolay değildir. Araştırma yapıldığını hisseden insan çeşitli nedenlerle araştırma yapmak son derece doğal ve kolayken insan çeşitli nedenlerle doğal davranışlarını değiştirir ve araştırmacıyı yanıltır. İnsan davranışları karmaşık bir çok nedene dayalıdır. Bu davranışları bir tek faktörle açıklamak çok zor hatta imkansızdır.

Ancak bu olgu sosyolojinin biyokimya ve fiziğe kıyasla daha az bilimsel olduğunu göstermez. Sadece onun genellemeler, yardımcılar ve açıklamalar yapmada daha çok zorluklarla karşılaştığını gösterir. Bu nedenle de sosyologların kullandıkları kavramlar ve açıklamalar her zaman kolay anlaşılır bir dilden değildir. Hatta sosyologların kendine özgü bir dilleri olduğundan söz edilir .Toplumsal gerçeğe bir bütün olarak bakmak, incelemek gerekir. Ancak sosyoloji, toplumsal gerçeğin bütünlüğünü anlama, çözümleme ve açıklama konusunda yeterli değildir. Bu nedenle sosyoloji başta olmak üzere bütün sosyal bilimleri, toplumsal gerçeği birbirleriyle karşılıklı ilişki içerisinde inceler.

Demek ki sosyal bilimlerden hiç biri, tek başına toplumsal gerçeğe sahip çıkmak durumunda değildir. Bu nedenle sosyoloji diğer bilimlerin kuram, kavram, yöntem, veri ve bulgularından yararlanmak durumundadır.ancak sosyoloji diğer sosyal bilimlerden farklı olarak; toplumsal gerçeği parçalayarak ve onun bir boyutunu ele alarak değil; bütününü inceleyerek açıklar. Bu nedenle kimi sosyologlar, diğer sosyal bilimleri sosyolojinin çatısı altında toplanması gerektiğini öne sürmüşlerdir. Bu öne sürüşün arka planını oluşturan “toplumu bütünüyle açıklama” çabası, sosyolojide uzun süre etkili olmuştur.

Bu nedenle sosyolojide, ilkin kurumsal çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda, toplumu kendi gerçeği içinde karama ve açıklama ilkesine dayanan bütüncü yaklaşım (makro yaklaşım) önemli olmuştur. Bu tutum, bir dönem sanayi devrimiyle hızla değişen ve sarsılan batı toplumlarında, bunalımlara çare aramak ihtiyacının ifadesi olarak belirmiştir. Bunalımlara ancak toplumun bütünü incelenerek çözüm bulunabileceği düşünülmüştür.

Ne var ki zaman geçtikçe toplumsal olayların karmaşık yapısının iyice fark edilmesi nedeniyle bütünlüğe ulaşmanın güçlüğü görülmüştür. Sonuçta, aştırmacılar parçaları ya da unsurları tanımayı esas alan yaklaşıma (mikro yaklaşım) yönelmişler, giderek alan çalışmalar önem kazanmıştır. Günümüz sosyoloji çalışmalarında, toplumsal yapı ve toplumsal değişme açısından yapılan araştırmalar oldukça önemli hale gelmiştir.

Sosyoloji neden farklıdır? Sosyolojinin konuya yaklaşım biçimini en önemli ayırıcı özelliği onun bilim oluşudur. Bazıları buna karşı bir tavır takınarak, ekonominin siyasal bilimlerin ve psikolojinin de bilim olduğunu ileri sürebilirler. Ayrıca bu disiplinlerde insan davranışlarını inceleyen bilim dallarıdır. O zaman “diğer sosyal bilimlerin sosyolojiden farkı nedir?” diye sorabiliriz. Bu da bizi sosyolojinin ilgi sahasına doğru yönlendirir.

Sosyoloji insan ilişkileri üzerinde odaklaşır. Örneğin; “insanlar birbirlerini nasıl etkilemektedirler? Davranışları, duygu ve hareket biçimleri nelerdir?” gibi. Sosyolojik incelemelerin hedefi insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin yapısı üzerindedir. Bu ilişkilerin şekillenmesi ve değişmesi üzerinde durur. Daha kesin ve kısa tanımla sosyoloji insan grubunu odak alır ve inceler. Onun için grup olarak insan davranışları ve ilişkileri önemlidir. Toplum bilim insanın hiçbir zaman ve yerde tek başına olmadığı daima bir grup içerisinde yer aldığı düşüncesinden hareket etmektedir.

Sosyoloji; tarih gibi sosyal olayları, sosyal yapıyı inceleyen bir bilim olarak tarihle ilişkisi olan bilimlerin başında gelir. Sosyoloji, toplumdaki sosyal kanunları ortaya koyan, tarih ise geçmişteki olayları bu kanunları göz önünde bulundurarak inceleyen ilim dalıdır.şu halde tarih araştırmalarından doğru neticelere varılabilmesi için sosyoloji kanunlarının bilinmesine ihtiyaç vardır. Toplumları, onların genel yapılarını, toplumlar arası ilişkileri incelemesi açısından tarihçilerin de bu bilimle ilgili esasları bilmesi gerekir.

Sosyolojinin Diğer Toplum Bilimleriyle İlişkisi

Her sosyal bilim, sosyal gerçekliğin yalnızca kendini ilgilendiren kısım ve alanlarlarını inceler. Oysa sosyal gerçeklik bir bütündür.Bu bütünlüğü açıklayabilmek için sosyal bilimler işbirliği yapmak zorundadır. Hiçbir bilim toplumun tümünü kendi başına tam olarak açıklayamaz.

A. Sosyoloji ve Tarih:

Yer ve zamanı belli Tarih, toplumların ortaya çıkma, gelişme, dağılma ve çözülme devrelerindeki somut sosyal olayları belgelere dayanarak incelemeye çalışan bir bilimdir. Sosyoloji ise, bu sosyal olayları açıklayarak, bir takım ortak ilkelere,kurallara, genellemelere ve mümkünse yasalara ulaşmak ister.Tarih, diğer sosyal bilimlerle uğraşanlara olayların geçmişi hakkındaki verileri sunmaktadır. Sosyoloji tarih bu verilerinden yararlanarak, farklı toplumlarda görülen sosyal olayların ortak özelliklerini inceler ve genellemelere ulaşır.

B. Sosyoloji-Psikoloji:

Psikoloji, insan davranışlarını konu edinen bir bilim dalıdır. Çoğu psikolojik olayların temelinde toplumsal öğeler mevcuttur.Öğrenme, kişilik, algı, davranışların şekillenmesinde sosyal öğeler mevcuttur. Bu yönüyle psikoloji, sosyolojinin verilerinden yararlanmak zorundadır. Diğer taraftanda fertlerin psikolojik durumlarını dikkate almadan, grup ve toplum ilişkilerinin doyurucu bir açıklamaya kavuşması güçtür.Sosyal psikoloji, insanın sosyal bir ortamdaki davranışlarını konu alan sosyoloji – psikoloji arası bir alt bilim dalıdır.

C. Sosyoloji-Antropoloji:

Antropoloji insanın yeryüzündeki toplumsal gelişimi-ni inceler. İnsan fizyolojisi ve iskelet yapısı, dil,araç yapımı ve teknolojisi, fen, eğitim, siyaset, örgütlenme türünden konular antropolojinin çalışma alanlarındandır.

Fiziki Antropoloji: İnsanın biyolojik yapısını, insan ve ırklar tarihini inceler.

Kültürel Antropoloji: Yaşanan toplumların ya da kültürlerin sosyol ve kültür tarihi ile uğraşır. Toplum türleri, yayılma, evrim, töreler,bunların kökeni ve değişmesi gibi kanınları temel alır.Kültürel antropolojiye etnoloji veya sosyal antropoloji adı da verilmektedir.Bu yönleriyle sosyoloji, antropoloji ilişkisi mevcuttur.

D. Sosyoloji-Hukuk :

Hukuk, toplumda insanlararası ilişkileri düzenleyen, uyulması zorunlu kurallar bütünüdür. Hukuk toplum ile sıkı ilişkilidir. Bu kuralların uzun ömürlü olması o toplumun sosyal yapısına uygun olmasına bağlıdır. Bu yönüyle hukuk, sosyolojinin verilerinden yararlanır.

E. Sosyoloji-Ekonomi:

Ekonomi, insanların ihtiyaç duydukları mal ve hizmetlerin üretimini,bölüşümünü ve tüketimini konu alan bir sosyal bilimdir.Yasanın ekonomik faaliyetleri bir anlamda toplumsal faaliyettir.Ekonomik faaliyetler bulunduğu toplumdan etkilenir. Toplumsal olayların ekonomiye etkisi ve ikisi arasındaki ilişkisi arasındaki ilişki ekonomik sosyoloji?yi meydana getirmiştir.

F. Sosyoloji-Siyaset:

Siyaset bilimi, devletin örgütlenmesi çeşitli yönetim şekillerinin karşılaştırılması, anayasa hukuku (toplumun yönetim biçimi,hükümet iktidar) v.s. hem sosyolojinin hem de siyasetin konusudur.ancak sosyoloji topluma genel ve objektif yaklaşırken, siyaset değer yargılarında bulunur.

Sosyolojinin Alt Bilim Dalları

1. Eğitim Sosyolojisi: Eğitim ile diğer sosyal kurumlar arası ilişkileri eğitimin işleyişi, işlevleri, eğitim kurum ve örgütlerinin sosyal özelliklerini inceler.Veya, kültürün kuşaklar arasında aktarılması olarak ele alındığında,kişilerin tüm sosyalleşme evreleri eğitim sosyolojisinin konusu içine girer.

2. Hukuk Sosyolojisi:
Hukukun toplum içindeki rolünü (sosyal düzenin sağlamasında) Hukuk kurallarının toplumlarının gelişmelerine paralel olarak nasıl değiştiklerini inceler.

3. Din Sosyolojisi: Dinin kökenlerini, dinin toplum içindeki yeri, önemi, dini davranış ve düşüncenin şartlarını,biçimlerini ve dinin geçirdiği aşama ve değişmeleri ele alır.

4. Ekonomik Sosyoloji: Sosyal hayatın ekonomik yönünü ve diğer sosyal kurumlarla ilişkisini inceler. Diğer yandan da,ekonomik sistem-lerle diğer sosyal sistemler arasındaki ilişkileri inceler.

5. Siyaset Sosyolojisi: Siyasi kurum ve olayları, diğer sosyal kurum ve olaylarla ilişki yönüyle ele alır.Siyasi kanunların doğuşu, işleyişi, işlevi, siyasi eylem biçimleri. baskı grupları, siyasi davranış, oy verme, ideoloji, kamuoyu,propaganda gibi konuları inceler.

6. Sanayi Sosyolojisi: Sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan teknolojik gelişme ve etkilerini araştırır.

7. Aile Sosyolojisi: Ailenin yapısı, toplum içindeki yeri,fonsiyonları, şekillerini inceler.

8. Köy Sosyolojisi: Köy tipleri, coğrafyanın etkisi, köydeki değişmeleri konu alır.

9. Kent Sosyolojisi:
Kentleşme, kent biçimlerini, sosyal yapısı ve göç olayı üzerinde durur.

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 72 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: